“Hiç bitmez” dediğin şeyleri bitireceksin, hayatından hiç çıkarmayacağını sandığın insanlarla bir ömür girecek arana, “açmam” dediğin kapılardan gireceksin, “kapatmam” dediğin pencerelerden duvarlar öreceksin. Çünkü ihtiyaçların, önceliklerin değişecek; sen değişeceksin. Alışacaksın. Bir sonraki değişim emrine kadar...
O sertiliği yumuşatmanın tek çaresinin beklemek, susmak olduğunu seziyorum. Rilke'nin fısıltısını duyuyorum:
"Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilmez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Şu anda soruyu yaşaman gerekir. Belki daha ileride farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın."