"...kendin olmağa çalıştığın her durumda, sen de eksik düştün, ötekiler de : kendine katmağa çalıştığın her öteki, başkası olup çıktı — bu arada sen, kendin de, başkalaştın, "O ötekini belki kendim kılarım" diye..."
"Gider de-bırakabilirsin onu sen de: yaşamının anlamını zaten yitik saymamış mıydın, çoktan...
Ama, onu bırakırsan; o da dönmezse sana; yitirirsen onu, kapkara bir duman kaplar yaşamını artık, gerçekten isteyebilirsin sonu, sonucu, sonunu - yokluğu...
Senin ölçün-kendin için kullanacağın mihenk taşı- olacak o: Ona layık olamazsan, hiçbirzaman hiçbirşeye yaramamışsın, demektir-
O zaman öyleyse; öyle ise-, büzül - küçül; ve, işte, yokol-"
"Şimdi, uzaklarda kalmış bir hayalin yankısıdır, yansısıdır, yanılsamasıdır diye, aldatıcı saydığın mutluluk da bambaşka bir anlam kazanacak: Kendi kendine uyumlu olma olanağı saymıştın onu - olamayınca da, olsa olsa, dinelme, dinlenme, dinginlik..."