Kişi tövbe, zühd, tevekkül, fakr, zikir, sabır, şükür, rıza duraklarından geçer ve nihai durağa, sevgi (muhabbet) durağına ulaşır. Asıl olan biçimden öze, suretten manaya varmak ve kabuğun içindeki inciyi bulmaktır. Hz. Peygamber 'Kendini bilen Rabbini bilir' demiştir, o halde marifet, bize şeylerin daha derin bir bilgisinin kişisel dönüşüm ve hikmetle olabileceğini söyler.
Yahya Kemal ne güzel söyler: ' Bu emek gurbetinin yoktur ucu/ Daima yollar uzar, kalp üzülür/ Ömrü oldukça yürür her yolcu/ Varmadan menzile bir yerde ölür.'