Zeynep

Zeynep
@Zeynepozdagg
İngiliz dili ve edebiyatı
Lisans
83 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·517 syf.··
2025 21. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 23:42
Jack London’ın Martin Eden adlı romanı, Amerikan Rüyası’nın parlak vaatlerini sorgulayan, derinlikli bir bireysel çöküş öyküsüdür. Romanın başkahramanı Martin Eden, yoksul bir denizciyken tesadüfen
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·124 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 17:29
Eğer hayatınızda bir şeyleri ya da birini beklediyseniz, Godot’yu Beklerken’in size yabancı gelmeyeceğini fark edersiniz. Samuel Beckett’in eseri, beklemenin doğasını, zamanın içinde sıkışıp kalmış olma hissini ve belirsizliğin insan ruhunda yarattığı çalkantıları incelikle işler. Oyunda geçen klasikleşmiş diyaloglar, gündelik hayatımızdaki konuşmalar kadar sıradan ve döngüseldir. Çünkü bizler de, tıpkı Vladimir ve Estragon gibi, çoğu zaman bir bekleyişin içindeyiz—bazen neyi beklediğimizi bilerek, bazen bilmeden. Ama değişmeyen bir şey var: Beklemek, her zaman sancılıdır. Umutla beklemek de, umutsuzluk içinde beklemek de insana aynı çıkmazı sunar. Çünkü beklemek, zamanın akışına karşı duyulan bir sabırsızlık, geleceğin belirsizliğine duyulan bir korkudur. Ve Beckett, bu insanlık hâlini en yalın ve çarpıcı şekliyle gözler önüne serer.
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 18:15
Veronika Ölmek İstiyor,” uzun zamandır okumak istediğim ancak sürekli ertelediğim bir kitaptı. Nihayet bitirdiğimde, bu kadar beklediğim için kendime kızdım. Roman, derin ayrıntılar ve anlamlarla dolu bir hikâye sunuyor. Her satırını dikkatle takip etmek için gerçekten çaba harcamam gerekti. Veronika’nın karnı tok olsa da ruhu açtı. Hayata karşı duyduğu bu ruhsal açlık, onu ölüm arzusuna sürüklemişti. Ancak, deliler hastanesinde geçirdiği zaman boyunca bu açlığı aşkla ve kendini keşfetme yolculuğuyla doyurdu. Ruhunu besleyen bu aşk ve özgürlük, Veronika’yı yeniden hayata bağladı. Paulo Coelho, insanın yaşamı anlamlandırma çabasını ustalıkla işleyerek okurlarına derin bir ilham sunuyor. İyi okurlar
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Puan vermedi·85 syf.··
2024 33. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 21:15
Seneca, bu eserinde evrenin düzeninin ilahi bir akıl tarafından yönetildiğini ve bu düzenin her şeyin önceden belirlenmiş bir plan dahilinde işlediğini savunur. Ona göre, bu ilahi akıl (logos), her şeyi en iyi şekilde düzenler ve insan hayatındaki olaylar, bu daha büyük düzenin bir parçasıdır. Seneca'nın metninde, kaderin kaçınılmazlığı ve insanların bu kader karşısındaki tutumları vurgulanır. O, insanların kaderlerini değiştiremeyeceğini, ancak ona karşı olan tutumlarını kontrol edebileceğini belirtir. Seneca'ya göre, bilge bir insan, kaderin getirdiği her türlü zorluğu ve acıyı sükunetle karşılar, çünkü bu zorlukların da evrenin daha büyük bir düzeni içinde anlamlı bir yeri vardır. Seneca, aynı zamanda ilahi öngörü ve insanın özgür iradesi arasındaki ilişkiyi de inceler. O, ilahi öngörünün her şeyi bilmesi ve belirlemesi ile insanın seçim yapabilme yeteneği arasında bir çelişki olmadığını savunur. Ona göre, Tanrı'nın her şeyi bilmesi, insanların özgür iradelerini kullanarak seçim yapabilmelerine engel değildir; aksine, insanlar özgür iradeleriyle kaderlerine uygun şekilde davranarak bu ilahi düzenin bir parçası olurlar.İyi okurlar
Tanrısal ÖngörüSeneca · Kabalcı Yayınevi · 20071,088 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2024 23:17
Schopenhauer’a göre aşk, insan hayatında oldukça önemli bir yere sahiptir, fakat bu önem, aslında doğanın insanları üremeye teşvik etme çabasından kaynaklanır. Şu alıntı bu görüşünü açıkça ortaya koyar: "Aşkın amacı, türün devamını sağlamaktır. İnsanların aşkı bu kadar yüceltmelerinin nedeni ise doğanın bizi üreme konusunda kandırmak için duygularımızı manipüle etmesidir." Schopenhauer, aşkı romantize eden genel anlayışın aksine, aşkı biyolojik ve dürtüsel bir olgu olarak görür. Bu bakış açısı, aşkın yüce bir duygu olarak değil, doğanın bir oyunu olarak değerlendirilmesine yol açar. Kadınlara dair düşüncelerinde ise Schopenhauer, dönemin patriarkal bakış açısını yansıtan ve günümüzde oldukça eleştirilen ifadeler kullanır. Örneğin: "Kadınların düşünce yapısı, genellikle erkeklerin düşünce yapısından daha yüzeyseldir. Bu yüzden kadınlar, hayatı daha hafif ve keyifli bir şekilde yaşama eğilimindedirler." Schopenhauer, kadınları düşünsel olarak daha yüzeysel ve hayatı daha az ciddiye alan varlıklar olarak tanımlar. Bu görüş, onun kadınlara karşı genel bir küçümsemeyle yaklaştığını gösterir.
Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği)Arthur Schopenhauer · Say Yayınları · 202016,8bin okunma
Reklam