Zgeli

Zgeli
Kitapların peşinden düşe kalka giden bir yolcu.
"Hayat, okyanustan karaya tırmandığı vakit evrimsel bir dönüm noktasına ulaştı fakat karaya çıkan ilk balıklar, balıklıklarını yitirdiler. Benzer bir şekilde, insanlar gerçek anlamda uzayın bir parçası olduklarında ve Dünya'yla aralarındaki bağ koptuğunda, insan olmayı bırakırlar. " Uzayda yaşam, insanın evrimsel olarak daha farklı bir hale gelmesine yol açabilir ve insanlık kavramı, bugünkü anlamını yitirebilir. Bu, insanın çevresel koşullara göre değişebilen, evrimsel bir varlık olduğu fikrini vurgular.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Evren karanlık bir ormandır. Her medeniyet ağaçların arasında gezinip takip eden silahlı bir avcıdr, tipkı bir hayalet gibi, yolunu engel leyen dalları kenara iterek sessizce yürümeye çalışır. Nefesini bile itinayla alıp verir, avcı dikkatli olmak zorundadır. Çünkü ormanın her yerinde onun gibi gizli avcılar vardır. Eğer başka bir avcı, bir melek veya şeytan, bir bebek veya sendeleyen yaşlı bir adam, peri veya yarı tanrı gibi başka bir hayat bulursa yapabileceği tek şey vardır: ateş açmak ve ortadan kaldırmak. Bu ormanda, cehennem diğer medeniyetlerdir. Kendini gösteren diğer canlı varlıkları hemen ortadan kaldırmaya çalışan sonsuz bir tehdittir her medeniyet. Bu, kozmik medeniyetin resmidir işte. Fermi Paradoksu için açıklamadır."
Sayfa 566·Kitabı okudu
Alıntı
"Günlük yaşantımız ancak derin gerçekliğin oluşturduğu kusursuz okyanusun üzerindeki bir köpük olabilir." Bir anlamda, günlük yaşantılarımız, tüm evrende sadece bir anlık parıltıdır. Evrenin sonsuz büyüklüğü karşısında insanlık, bir köpük kadar kalıcıdır.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
VER MEHTERİ VER
"Osmanlı kamplarında ise moraller düşüktü. Kumandanların birçoğu Bizans' ın sunduğu barış şartlarını kabul etmek ve geri çekilmek istiyordu. Osmanli'nın henüz geri çekilmemis olmasınn sebebi ise tek bir adamdı. Latinceyi akıcı konuşabiliyordu, sanat ve bilim konusuda bilgiliydi, usta bir savaşçıydı; tahta giden yolda kardeşini banyoda boğmaktan çekinmemişti; kadınlar tarafından baştan cikarilamayacagini göstermek için askerlerinin gözü önünde güzeller güzeli bir köle kellesini almıştı. Sultan II.Mehmet bir savaş makinesini andıran Osmanlı Devleti'nin bağlı durduğu akstı ädeta. Kırıldığı takdirde, makine çalışmaz hale gelecekti."
Sayfa 20·Kitabı okudu
1000Kitap
Gilead’a Dönüş Bileti : Ahitler
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitap 'Damızlık Kızın Öyküsü' gibi Gilead'da geçiyor—hani şu kadınların doğurganlığı dışında pek de bir şey ifade etmediği, dindarlığın kılıf, baskının esas olduğu o karanlık ülke. ( Tanıdık geldi mi?) Bu kez anlatıcılarımız üç kadın: biri rejimin içinden (Teyze Lydia), biri rejimin içinde büyümüş (Agnes), biri de dış dünyadan, Kanada'dan gelen (Daisy). Şunu baştan söyleyeyim: Bu üç sesin birleşimi, kitabı Damızlık Kızın Öyküsü’nden bile daha sürükleyici hale getirmiş. Özellikle Teyze Lydia… Yani kadın tam bir gri alan cenneti. Hem sistemin kurucusu, hem yıkıcısı olabilecek kadar zeki. Ahitler’i okudukça Gilead’ın içinde yaşananları, rejimin ne kadar planlı, ne kadar kurnaz ve aynı zamanda ne kadar kırılgan olduğunu yakından görmüş oldum. Daha da önemlisi: Bu kitap sadece Gilead’ın içini değil, dışını da gösteriyor. Kanada’da, bizim bildiğimiz dünyaya daha yakın bir yerde, bu distopyaya nasıl bakılıyor, insanlar ne kadar biliyor, ne kadar susuyor? Okurken şu çok net geçti içimden: “Bu hikâye, bizim haber bültenlerinde izlediğimiz ama sonra bir çay koyup unuttuğumuz ülkelerin hikâyesi.” Teyze Lydia dışında Agnes ve Daisy de bana çok şey hissettirdi. Özellikle Agnes’in iç sesi, inançla büyüyen ama bir şeylerin yanlış olduğunu sezen bir çocuğun karmaşasını çok iyi veriyor. Daisy ise daha serinkanlı, daha dış göz. Onun bölümleri bana biraz soluklanma alanı gibi geldi. Çünkü Gilead sayfaları yer yer boğucu oluyor, itiraf edeyim. “Okunur mu?” sorusuna kısaca cevap: Okunur. "Damızlık Kızın Öyküsü okunmadan da Ahitler anlaşılır mı?" Evet, Atwood öyle güzel kurmuş yapıyı. Ama öncesini bilirsen, her kırıntı sana daha fazla şey söyler. Ağır mı? Yer yer. Özellikle ahlaki sorular geldiğinde “Ben olsam ne yapardım?” demeden edemiyorsun. Sürükleyici mi? Kesinlikle. Ahitler
1000Kitap
AhitlerMargaret Atwood · Doğan Kitap · 20201,330 okunma
Reklam