Cemre Nihan İnan

Cemre Nihan İnan
@Zihinselharitam
Instagram: @cemrenihannn . " Birbirimizi hem yaratabilir ve yok edebilir hem besleyebilir ve dehşet içinde bırakabilir hem de travma yaşatabilir ve iyileştirebiliriz."
Öğrenci
Psikoloji
Ankara
53 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·383 syf.··
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 15:41
·
2026 8. kitabı
Thea Alexander
8.7/10 · 1.488 okunma
Reklam
Puan vermedi·383 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 15:41
Film tadında bir kitap; okurken zihni geliştiren, yeni bakış açıları katan bir makro felsefe klasiği... ​'Makro felsefe nedir?' diye soracak olursanız: "Makro felsefe; en küçükten (mikro) en büyüğe (makro) kadar her şeyin bir bütün oluşturduğunu ve her şeyin birbirine bağlı olduğunu savunur." ​Kitapta baş karakterimiz, Amerikalı bir Vietnam gazisi olan John’dur. John, 1976 yılında yaşamını sürdürürken, bir gece uyuduğunda kendini MS 2150 yılında bulur. Her şey o kadar değişmiştir ki buradaki insanlar artık 'makro farkındalığa' erişmiş kişilerdir. Orada onu ruh eşi Lea karşılar. John ondan yeni dünyayla ilgili bilgiler edindikten sonra günümüze geri uyanır. Uyanır uyanmaz ev arkadaşı Karl’a her şeyden bahseder. Karl için buna inanmak başta oldukça güç olsa da John, MS 2150 dünyasında öğrendiği bazı yetenekleri mikro hayatında (günümüzde) sergilemeye başlayınca Karl da artık arkadaşına içtenlikle inanır. ​John artık makro dünyada kalmak istemektedir; çünkü mikro insan mutsuz ve kendini sınırlayan bir yapıdayken, makro insan çok daha gelişmiş bir varlıktır. John'un makro farkındalığa erişmiş bir 'makro insan' olmak için çok kısa bir zamanı vardır. Kitap, John’un günlüğü şeklinde ilerleyerek hem makro hem de mikro hayatta edindiği deneyimleri bizlere aktarır. Okudukça merak uyandıran, ufuk açıcı bir eser.
Duygu ve Düşünce
M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe KlasiğiThea Alexander · Akaşa Yayınları · 19971,488 okunma
"İnsan ancak öğrenmeye hazırsa öğrenebilir ve bir kişi için doğru olan başka biri için yanlış olabilir."
Sayfa 9·Kitabı okudu
Puan vermedi·303 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:44
Kitabın adı Yellowface, yani “sarı yüz”. Bu kavram, Asyalı olmayan kişilerin Asyalı kimliğini taklit ederek temsil etmesini ifade eder. Bu başlık kitap için oldukça uygun çünkü kitapta da buna benzer bir durum yaşanıyor. Asyalı, başarılı, oldukça sevilen ve popüler bir yazar olan Athena’nın yazmış olduğu el yazmasını, beyaz ve başarılı olmayan; yazdıkları pek okunmayan bir yazar olan June, kendisininkiymiş gibi yayımlıyor. Yani bir nevi Athena’nın yerine geçiyor, hatta onun yerine geçmek istiyor. Aslında ikisi arkadaş; fakat June, Athena’nın sahip olduğu başarıya içten içe bir kıskançlık besliyor. Kitap boyunca da vicdanını rahatlatmak için yaptığı şeyleri sürekli doğrulamaya, kendini haklı çıkarmaya ve bir anlamda kendini kandırmaya çalışıyor. Ama içten içe o da yaptığının yanlış olduğunu biliyor. Zaten bilmeseydi kendini sürekli haklı çıkarmaya çalışmazdı. Burada sadece June’u suçlu bulamayız. Onu bu noktaya getiren sistem, aile hayatı ve çevresel faktörlerin de etkisi var. Kitap aynı zamanda bize yayıncılık sektörünün arka yüzünü de gösteriyor. Sürekli bir rekabetin olduğu, dışarıdan bakıldığında içinde olmayı hayal ettiğiniz ama içine girince de bu rekabetin içinde insanın kendini yiyip bitirdiği bir sistemden bahsediyor. Yani tam anlamıyla “içi seni, dışı beni yakar” misali bir durum. Öyle bir sistem ki bir gün göklerde olabilirken, ertesi gün kendinizi yerin dibinde bulabilirsiniz.
Edebiyat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,1bin okunma