Yemek yemezsek ölürüz düşüncesi benim kulağıma bir tehdit gibi gelmezdi. Yine de bu batıl inanç bana hep tuhaf bir korku verirdi. İnsan yemek yemezse ölürdü, o yüzden de çalışırdı.
Matt Haig Bu kitabı okumamım üzerinden iki aydan fazla süre geçmesine rağmen kitap ile ilgili bazı okurların yaptığı eleştiriler üzerine bu incelmeyi yapmak istedim. Kitap özellikle popüler olan her şeye karşı kişiler tarafından bombardımana tutulmuştur. Bir dönem aşırı övüldüğü ve kimsenin elinden düşürmediği de doğrudur. Popüler kültürle benim de aram pek iyi olmasa da bu objektif bir yorum yapmamın önünde bir engel oluşturmaz. Öncelikle okunulan her kitaptan klasik eserlerin yarattığı etkiyi beklemek doğru olmaz. Adı üstünde o eserler klasikleşmiştir ancak her eser klasikleşmek zorunda değildir. Her yazar da bu gaye ile kitap kaleme almaz. İnsanların yazmak için çeşitli motivasyonları bulunmaktadır ve muhteşem bir edebi dil ile bizi hayal alemlerine sürekleyecek betimlemeler kullanmak zorunda değildir. Bu kitap zaten okurlarına bunu da vaat etmemektedir. Özellikle içerik bakımında deseküler kimseler tarafından da pek beğenilmediğini düşünüyorum ancak anlatılanların yalnızca bir metafordan ibaret olduğunu unutmamak gerek. Okuması oldukça kolay ancak bir süre sonra olayların sürekli tekrarlıyor olması biraz sıkıcı. O bölümler olmasa ya da başka bir şekilde aktarılsa daha iyi olabilirdi. Lafın özü özellikle mutsuzsanız ve psikolojik bir çöküş yaşıyorsanız -ki bu aralar bunu yaşamamız oldukça doğal- okumanızı tavsiye edeceğim güzel bir kitaptır. Gece Yarısı Kütüphanesi