Ve ben cep yorgunuyum dünyanın,içinde anlamsız rüyalar taşıyan.Haşarı çocukluğumun evrimleştiği kapılardayım,Güliver'in peşinden,Gülüverene doğru.Uyanıklığın uykuda yarattığı devrim yine de aralamaya yetmiyor sokak kapılarını.Çocuk parklarını çok özlemiştim oysaki...Sarılamayacağım pamuk ipliğinden sesler vardı,çoğul ve annem kokan kadınlar oturan, bankalarda.
Soluğu genzine yapıştığı sırada kırık bardaktan su içecekti,kesilecekti dili kökünden.Ruhu o bankın üstünde kanlar içinde kıvranırken bedeni terk edecektir bu şehri.Ruhsuz ve sessiz olacaktı adı kesilen yerlerinin
Bu acayip yerkürede moleküllerine ayrılmıştı kendini terk etmiş insan.Hangi taşın altını arayacaktır?Hangi tonuyla konuşacaktır,sesin;kulakları kesik şehirde?