Seni eve getirdiğim gün ne kadar büyük ümit ve hayaller içinde mesuttum.
Hayatın binlerce acısını gördüğüm için ruhum yorulmuş, dermansız, neşesiz kalmıştı.
Bundan dolayı istedim ki senin varlığın bu renksiz ve elemli hayata biraz saadet ve neşe versin.
Seni babanın damarlarından alıp ananın karnına ulaştıran tesadüfe binlerce lanet olsun!
Onlar seni doğurmak için birleştikleri vakit şüphesiz ki göğün bütün lânet kapıları açıldı.
O saniye için dünyaya yalnız küfür ve lânet yağdı,
Sen bu kadar fena bir mahluksun.
Genç ve güzeldin Semra!
Tıpkı onlar gibi;
Süslü kıvrılışlarıyla ruhu donduran güzel yılanlar gibiydin.
Süslerin, cazibelerin altında onların katıl ve melun ruhu vardı.
Onlar gibi kıvrılmasını ve kıvranmasını biliyordun.