Zarifoğlu'nun şiirleri genellikle kapalı, imgeli ve ilk okunuşta kendini hemen ele vermeyen bir yapıya sahip. Sizce bu dizelerdeki 'Rosemarie Girbach' imgesi şairin Doğu-Batı arasındaki o içsel gelgitlerini ve yabancılaşmasını ne ölçüde yansıtıyor olabilir?
Evet dediğiniz gibi Zarifoğlu şiirleri kendini hemen ele vermiyor sezgilerle hissedilen okunduktan sonra ruhta sızı bırakan bir kaleme sahip bu benim ona karşı merakımı tetikliyor. Üstat Almanya'da bulunduğu zamanlarda maruz kaldığı Batı modernizminin, yabancılaşmanın ve kimlik gelgitlerinin tezahürü olarak yaşadığı aldatmacaya ve bunun tuzağına karşı olan yaşanmışlığının serzenişini anlatıyor. İnsanın kendi gecesine( hakikatine, tefekkürüne) sahip çıkması gerekir yoksa kandırılma,yabancılaşma ve kimlik karmaşasına girmesi çok olasıdır bunu devrimizde de çok net görebiliyoruz.