"Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.''
Bu güzel kafanın bunca bilgiyle dolu olmasına hayret ederek ve yüzünün solgun güzelliğini içerek onu takip etmeye çalışıyordu. Kitaplar haklıydı. Dünyada böyle kadınlar da vardı. Karşısındaki onlardan biriydi.
Sehpanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa onun da gözleri öyle şevkle parladı.