Tezer Özlü... Türk edebiyatının o huzursuz prensesi, melankolinin ve cesaretin en saf hali. Onun dünyasına girmek, rüzgarlı bir uçurumun kenarında durmak gibidir; hem ürkütücü hem de sonsuz derecede
Onun için iç konuşmalar bir zevktir. Kendi dünyası onun güvenli limanı, özenle bakılıp duvarlarla koruma altına alınmış kamuya kapalı, meraklı gözlerden gizlenmiş bahçesidir. En çok, kendi ile birlikte olmayı sever. Kendi dünyasında, tüm değişiklikleri kendisinin yaptığını bildiği bir yerde, kendini evinde hisseder. Yaptığı en iyi işler, kendi kaynaklarını kullanarak, kendi kararlarını vererek, kendi yöntemleriyle yaptıklarıdır. Kendine dönüşü, nihai bir dünyadan vazgeçiş değil; bir sükunet arayışıdır, çünkü onun toplum hayatına katkıda bulunması yalnızlığında kalarak mümkün hale gelmektedir.
Carl Gustav Jung
Yanında her zaman bir kitap bulundurur ve kapağını kıvırıp tek eliyle gözünün önünde tutmadan bir dakikanın bile boş geçmesine izin vermezdi. Kahvaltıda, otobüste, tenefüslerde, öğle yemeğinde, hırdavat dükkanında çalışırken verilen molalarda ve hatta bisiklet sürerken bir okurdu.
Sayfa 324 - ⋆ ˚。⋆୨୧˚ TANRI TÜRK E YÂR OLSUN ˚୨୧⋆。˚ ⋆·Kitabı okudu
Yanında her zaman bir kitap bulundurur ve kapağını kıvırıp tek eliyle gözünün önünde tutmadan bir dakikanın bile boş geçmesine izin vermezdi. Kahvaltıda, otobüste, tenefüslerde, öğle yemeğinde, hırdavat dükkanında çalışırken verilen molalarda ve hatta bisiklet sürerken bir okurdu.
Sayfa 324 - ⋆ ˚。⋆୨୧˚ TANRI TÜRK E YÂR OLSUN ˚୨୧⋆。˚ ⋆·Kitabı okudu