Eğer günün birinde, güneşli güzel bir yaz öğlesinde mesela, kanatlarındaki büyülü maviliği ile gözünüzü alan, pırıl pırıl parlayan ve oldukça ötelerden bile farkedebildiğiniz bir kelebek görürseniz, onun o göz alıcı mavi kanatlarında birkaç yüz nanometre boyunda sayısız fotonik kristal yapı ile yaratılıp donatıldığı için böyle göründüğünü hatırlayıverin.
Kendi küçük, pul kanatlarında taşıdığı sanat büyük bu mucizeyi hayranlıkla seyredin. Allah'ın boyasız da boyamasına, renksiz de renklendirmesine, bir kelebeğin kanatlarında, dalgalana dalgalana ışıldarken, şahit olun...
Yeryüzünden sadece birkaç bin metrelik yükseklikteki gökyüzünde uçarken yeryüzüne baktığımda insanları hiç göremedim gibi, devasa binaları da kibrit kutuları gibi görüyorum. Düşünüyorum!.….... Şu
Pek güzel bir padişah vardı. Çok güzeldi, çok güzel.. Yüzü güzelliğin bir deliliydi. Halk onu o kadar çok sever, onu görmek için öyle çabalardı ki her biri onu düşünmekten deli divane olmuştu.Onu görmeye kimsenin takati olmazdı. Bir gören olsa düşer ölürdü.
Sonunda padişah bir ayna yaptırdı. Ona bakar ve kendini seyrederdi. Böylece aksi aynaya vurur herkes de bu aynadaki aksine bakarak mutlu olurdu.
Sevgilinin yüzünü seviyorsan, bil ki gönül ona bir aynadır.
Canını ayna yap da onun güzelliğini seyret.
Senin padişahın ululuk köşkündedir. Padişahını gönlünde bul, orda gör. Alemi, kainatı minicik zerrede seyret.
Simurg'u da öyle bil. Gölge ve asıl. Bunlar birbirinden ayrılmaz. Birine takat getiremez bakamazsın, ötekine belki gücün yeter.
Fakat onun aksine bakıp da orada kalıp kaybolma. Daima o gölgenin sahibine doğru gayret et.
Kırk yıl düşünsek ve hayal kursak aklınıza gelmeyecek şeyler gözümüzün önünde sürekli olup biter.
İğnesinde acı bir zehir saklı arılar bal yapar, elleri bile olmayan minik böcekler ipek dokur, kelebekler ayakları ile tat alır...
Ve yeryüzünün bütün bebekleri gibi obur tırtıllar da gözlerini dünyaya açtıklarında en sevdikleri en çok ihtiyaç duydukları yiyeceği yanı başlarında hazır buluverirler...
En sıradışı şeyler "sıradan", En olağanüstü mucizeler de "olağan" günlerde yaşanır.
Güneş henüz tam olarak doğmadan mesela...