Seninle geçirdiğim o yılları hiçbir şeye değişmezdim. Henüz o günleri yaşarken bile farkındaydım bunun. Komik ama içinde bulunulan an terk edilmeden özlenmez. Yine de ben yaşadığım anı, yanımdaki seni özlüyordum.
Ve olduğun kişiyi kaybetmek, aynaya baktığında eski hâline benzeyen tek bir özelliğini bulamadığın için artık kim olduğunu bilememek seni yiyip bitirir.
Hepsi senin için.
Sana ulaşmak, gözlerindeki ışığı geri verebilmek, bir kez daha sarılabilmek için ya da hiç olmazsa ruhunun varlığını bir kez daha yanımda hissedebilmek için.
Hepsi, belki biraz da benim için.
Birileri ne zaman "Boynuz kulağı geçmiş," dese, öğrendiğim büyülerin tümünü unutabilmeyi diliyorum çünkü lanetini geri alamadığım sürece senden daha iyi olmamdan bahsedilemez. Zira senin gerçekleştiremediğin tek büyü bu.
Son düşman askeri de kendini yıkık dökük surların öteki tarafına attığında bile huzursuzdu içi. Belki de savaşın hiç bitmeyeceğini bildiğindendi. Surlar onarılacak, kahramanlar ödüllendirilecekti ama bu savaşın biteceği anlamına gelmiyordu ki. Bayrağını bilmediği o ülkenin adamları gitmişti ama bir sonraki düşmanları acı olacaktı. Kafa karışıklığı ve keder olacaktı. Kayıp olacaktı. İnsanları uykusundan eden sıcak alevler evlerin dışında değil, insanların içinde yanacaktı. Ve yine uyutmayacaktı onları.