Merhaba Arkadaşlar
Normalde bu kitap için inceleme yazmak gibi bir niyetim yoktu ama yapılan incelemelerin genelini okuduktan sonra yazmak istedim.
Arapçası olmayan, benim gibi, kişiler okumamalı bu kitabı. Arapçam olmadığı halde ilk başta gözüme çarpan bazı yerlerde "olabilir, belki çeviri hatasıdır" dediğim yerler oldu. Okumaya devam ettikçe hristiyan ve yahudi güzellemeleri olduğunu gördüm yine "olabilir" dedim ve devam ettim. Devam ederken içimde huzursuzluk hissetmeye başladım çünkü Hz. Muhammed (sav) ' den bahsederken herhangi birisi hakkında yazıyor gibiydi. Müslüman olmasan da olura getiriyor lafı hep(bunun bir Kur'an tefsiri olduğunu unutmayalım).Bir değil iki değil böyle devam edince araştırma ihtiyacı duydum. Kitabın incelemesini yapan heyetler, kitabın yayılmaması müslümanlara dağıtılmaması sonucuna varmışlar.
Uzun lafın kısası elimize geçen her tefsiri doğrudur diye araştırmadan okumamak lazım, imanımızdan gider haberimiz olmaz.
Tarih ve edebiyat efsane bir şekilde bütünleşmiş bu romanda. Okumaktan çekinmeyin.
"Uğraşacak meşgalesi olanlar için yaş ilerledikçe yıllar daha hızlı geçiyormuş gibi gelir; ama yüreğinde dert taşıyanlara göre gün gelir, asra bedel olur." diyor kitapta. Geçen ömür daha ne kadar güzel anlatılabilirdi bilmiyorum.
"Gel gönlümü yerden yere vurma güzel ne olursun." dizeleri dilimde bitirdim kitabı. Aşkın divan halini bize sunuyor İskender Pala. "Hüner sahibinin hazinesinin anahtarı ağızdaki dilidir." hazinem küçük. Kelimelerle aram güzel olsaydı da size bu hali anlatabilseydim.
Yine kitaptan bir alıntı ile bitiriyorum incelememi "Sözünü bitir, kimse yeter demeden!".
Mektuplar 1, 2 ve 3
Kitabı okurken genellikle Nuri Pakdil'in özelini gizli gizli karıştırıyormuşum gibi hissettim.
Okudukça sevdim, saygı duydum,takdir ettim ve imrendim. Bir davası var ve bu dava yolunda savaşmaktan, çabalamaktan hiç geri durmuyor. Çekilmiyor. Tereddüt etmiyor.
Zarif ve ayrıca kırılgan bir yapısı var. Her ne kadar konuşkan ve girişken gibi görünse de içe dönüklüğü oldukça fazla. Yalnız bir kalbi var.
Kitapla beraber büyüdü, kendini geliştirdi dava adamı oldu. Sanki her şey gözümün önünde gerçekleşti.
Cevap gelmeyen mektupların yaşattığı hayal kırıklıkları oldu. Yazılan mektuplara gelen yanıtları çok merak ettiğim oldu. Nerden bulabilirim diye düşünüyorum şimdi.
26 yaşındayım ve boş bir hayatımın olduğunu Nuri Bey'i tanıdıkça daha iyi anladım. Yazık bize..
Mektuplar INuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 201475 okunma
Kahramanımız ergenliği doruklarda yaşayanlardan. Argoyu gereksiz fazla kullanıyor.
Okuyana olumulu yönde bir şey katacağını düşünmüyorum.
Önerebileceğim bir kitap değil.
Ferhat ile Şirin aşkı yokmuş meğer.
Hüsrev ile Şirin aşkı varmış.
Ferhat bu mesnevinin figüranıymış.
Hüsrev'in aşkı cismani Ferhat'ın aşkı fıtrata olduğu için sonradan Hüsrev'in aşkı unutulup Ferhat'ın aşkı dillere destan olmuş.
En güzel Ferhat sevmiş çünkü.
Hüsrev ile ŞirinNizami Gəncəvi · Kabalcı Yayınevi · 2012440 okunma