“Caydırıcılık ve ıslah kavramları suçla ve suçlulukla mücadelede anahtar kavramlardır. Birçok kez birlikte kullanılmalarına rağmen suçtan caydırma ve suçluyu ıslah birbirinden oldukça farklı içeriğe sahiptirler. Bu bağlamda caydırıcılık, bireyin gönüllülüğü aranmaksızın korkutmak ve zorlamak suretiyle onun suçtan uzaklaştırılmasını ifade eder buna karşın ıslah ise bireyde toplumsal nizamla uyumlu bir birey olma isteğinin uyandırılması ve bunun davranışlarına yansımasının sağlanmasını içerir.”
“…Böylelikle vebalı kentler için getirilen bu uygulamalar sayesinde fark edildi ki bireyleri sabit bir yere kapatmak, bütün hareketlerin denetlendiği, iktidarın hiyerarşik ve sürekli bir biçimde icra edildiği, her bireyin kapalı mekan içerisindeki hemen tüm noktalarda gözetlendiği disiplinsel bir modeli oluşturmaya imkan vermekteydi. ‘Faucault, Hapishane’ Başta vebalı kentler için düşünülen bu modelin, zamanla suçluları gözaltında tutmak için de uygulanabileceği düşüncesi ortaya çıktı ve yavaş yavaş bugünkü anlamıyla hapishaneler inşa edilmeye başlandı.”
“Hukuk; toplum halinde yaşayan, toplumdan başka şekilde yaşamasına imkan olmayan insanların sosyal davranışlarını düzenleyen kurallar bütünüdür. (DUGUIT)”
“1926 yılında Medenin Kanun’un kabulü ile Türkiye’de hukukun laikleşmesi yolunda en önemli adım atılmıştır. 1926 tarihli Medeni Kanun 4721 sayılı ve 22.11.2001 kabul tarihli kanunla değiştirilmiştir ve sadeleştirilmiştir. 1928 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile ‘Türkiye devletinin dini İslamdır.’ hükmü anayasadan çıkarılmıştır. 1937 yılında yapılan anayasa değişikliği ile devletin laik olduğu benimsenmiş, 1961 ve 1982 Anaysalarının 2’nci maddeleri ile de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden birisinin laiklik olduğu belirtilmiştir.”
“İngiliz anlayışına göre; hukuk, uyuşmazlıkları çözen, toplum barışını tehdit eden veya bozan durumları bertaraf eden bir araç ödevini yerine getirir. İngiliz common law’u (ortak hukuk) temelde mahkeme kararlarından oluşur. İngiliz hukuku için önemli olan somut sorunlara çözüm bulunması ve pratikte işe yarayacak hukuk formüllerine ulaşılmasıdır. İngiliz hukuk anlayışında kapsamlı ilkeler ve soyut genellemeler fazla itibar kazanmamıştır. İngiliz hukuku davranış modelleri belirlemek yerine sosyal düzen bozulduğu zaman etkin müdahaleye öncelik verir.”