Yaratıcılık alanında kadın en önemli yere sahiptir, gerçekteyse tamamen ehemmiyetsiz. Şiir sanatını baştan başa kaplar; tarihte ise bulunmaz. Kurmacada kralların ve fatihlerin hayatlarına hükmeder; gerçekteyse ebeveynlerinin zorla parmağına yüzük taktığı herhangi bir oğlanın kölesidir. Edebiyatta en ilham dolu sözcüklerin, en derin düşüncelerin bazıları onun dudaklarından dökülür; gerçek hayatta ise anca okur, güç bela heceler ve kocasının malıdır.
Bu huysuzluk, saçma bir gururun neden olduğu kıskançlığın eşlik ettiği içsel bir mutsuzluktan kaynaklanıyor. Bizim aksimize mutlu olan insanları görüp, buna katlanamıyoruz.