Merhabalar
Ilk defa bir inceleme yaziyorum. Zira kendimi inceleme yazacak kadar yetkin hissetmedigimden daha önce yazmamıştım. Hala da öyle olmakla birikte bu kitapta etkilendiğim yerleri belirtme ihtiyacı duydum. Ali hocamın da dediği gibi birinin yazdıklarına bakıp yorum yapmak yaralarına bakıp yeterince kanamamışsın git biraz daha acı çek gibi birşeyler söylemek olduğundan bu haddi kendimde bulmuyorum. Zira kendisinin de zaten " abi kitabini beğenmedim bok gibi" olmuş diyen bir okuruna " begenmediysen okuma s* ktir ol git "Diye cevap verdiğini kendi sosyal medyasindan okumuştum.
Ali Lidar 'ın bu okuduğum ilk kitabi değil ' tesirsiz parçalar ' ı okuduğumda bu uslubunu çok yadırgamıştım. Bir yazar hele ki öğretmen olan bir yazar neden bu kadar ağzı bozuk demiştim kendime. Bu kitapta nedense bu kadar sorgulamadim.Uslubu gayette samimi gelmeye bile başladı diyebilirim. Zaten sohbet havasinda bazı anı ve öykülerini paylaşmış Ali hocam hal böyle olunca da kendisini evimde ağırladım da başbaşa sohbet ediyoruz hissi verdi bana. Hele ki bazı öyküler gerçekten cok etkileyiciydi. Meyhanede vasiyet veren amcaya üzüldüm, gece vakti beslemeye çalıştığı ördeklerin hikayesine çok güldüm, biletçi abinin hikayesine gülsem mi ağlasam mi bilemedim, bilinmeyen adamın mektubunu sanki ben yazdım, yalnızlığın insana heykel bile çaldirdiğına şahit oldum, en çok da emine akçay ve çocuklarını düşündüm utandım insanliğimdan...
Velhasıl kelam okuyun derim öyle samimi,öyle içten ve hepimizin hayatından kesitler var ki hiç bitmesin bu sohbet diyorsunuz.
Keyifli okumalar.