“Düşlerin yorumu bugün kişinin iç dünyasının bilinçdışı bilgisine giden bir kral yoludur.”
-Freud
...Kral yolu, Kral Darius’un milattan önce beşinci yüzyılda uçsuz bucaksız Pers Krallığı’nda haberleşmeyi sağlamak amacıyla yaptırdığı 2700 kilometreye yakın uzunluktaki efsanevi yoldu. İki yüzyıl sonra Yunan Kralı Ptolemaeus kendisine geometri öğreten Öklit’e daha kolay bir yolun olup olmadığını sorduğunda ondan, “Efendim, geometride kral yolu yoktur.” yanıtını almıştı. Kral yolu; bilgi edinmenin hızlı, basit ve zahmeti az bir yöntemi anlamına geliyordu. Düşler tam da bunu sunuyordu.
“Beyin kitlesi hızla, içinde çakan milyonlarca mekiğin değişken örüntüler dokuduğu muhteşem bir dokuma tezgahına dönüşür; her örüntünün bir anlamı vardır ama hiçbiri kalıcı değildir; altörüntülerin sürekli değişen uyumudur bu.”
Bir zamanlar otizm, çocukluk dönemi şizofrenisi olarak değerlendirilirdi. Ama olgusal olarak durum tam tersidir. Şizofrenler her zaman dış dünyanın etkisinden yakınırlar; güçsüz, etkisiz, kendi olamayan insanlardır. Otistikler ise hiç etkilenmemekten, dış dünyadan tamamıyla yalıtılmış olmaktan mustariptirler.
Otistikler doğaları gereği etki altında kalmadıkları için özgündürler. Görüntü kendi imgelemlerinden çıktığı için tamamıyla orijinaldir. Onları tanıdıkça, aramızda yaşayan, tuhaf, özgün ve başkalarının aksine tamamen içe dönük, özel bir tür olduklarını düşünüyorum.