En eski Kelt trajedilerinden biri olan Acıların Deirdre'si (Deirdre of Sorrows), James'in Beren'i benzettiği efsanevi güzeldir.
Kraliyet şairi, kral adına bir müzik festivali düzenlediği gece, şairin karısı bir kız çocuğu dünyaya getirir; Deirdre. Kızı gören Kelt rahibi, bebeğin büyüyünce dünyanın en güzel kızı olacağını ve onun için savaşlar çıkıp kan döküleceğini rivayet eder. Bunu duyan savaşçılar bebeğin öldürülmesini ister. Ancak kral buna karşı çıkar. Deirdre'nin yalnız büyümesi ve ileride onun karısı olması emrini verir.
Bunun üzerine uzak bir yerde, hemşiresi ve öğretmeniyle büyütülen Deirdre, bir gece rüyasında kuzgun saçlı, kan kadar kırmızı dudaklara sahip bir savaşçı görür ve ona âşık olur.
Sonrasında böyle bir savaşçının gerçekten var olduğunu ve adının Naoise olduğunu eğitmeninden öğrenen Deirdre, Naoise ile karşılaşır ve onu kaçırmasını ister. Deirdre'ye ilk görüşte âşık olan Naoise, bu kaçışın sonu olacaklarını bildiği için başta reddeder. Kardeşleri Allen ve Arden de bu duruma itiraz ederler. Ancak Deirdre'yi bırakamaz ve kardeşlerini de alarak İskoçya'ya kaçarlar.
Bunu öğrenen kral, savaşçılarını onları bulması için görevlendirir. Deirdre ve Naoise'i bulan savaşçılar, Naoise'in kardeşlerini ikna ederek, krallığa dönerlerse bağışlanacaklarına inandırırlar. Bu vaade güvenerek hepsi İrlanda'ya geri döner. Ancak kral, sözünü tutmaz. Ülke topraklarına adım attıkları an, Deirdre'nin gözü önünde önce kardeşleri katleder, ardından da Naoise'i öldürür. Kederinden daha fazla yaşayamayan Deirdre, kralın eline geçmeden kaçar ve kendini öldürür. Ölümü sonrası Naoise ile yan yana gömülür. Her ikisinin mezarları başında bir ağaç yeşerir. Zamanla bu ağaçların dalları birbirine geçer, ölümün bile onların sonsuz aşkına son veremediğini gösterir.
James, Beren'i