Hastanede sıramı beklerken herkesin somurtup ciddi bir yüz ifadesiyle beklediğini yalnızca birkaç çocuğun gülümseyip neşeli olduklarını gördüm. Fark ettim ki bizler büyüdükçe fıtrattan kopuyoruz. Çocuklar ise fıtrat üzerine oldukları için etrafa gülücükler saçıp hissiz olmadıklarını hissettiriyorlar. Düşünürken yanıma kilolu bir dayı geldi ve konuşmaya başladı. Kilo başa bela insanı çok rahatsız ediyor dedi. Bende haklısın dayı dedim. Sonra yanımda duran kişiye göz ucuyla bakıp "Maşallah sıra dağları gibiyiz ikimizde." deyince üçümüz gülüşmeye başladık ve ortam değişti bir anda. Ama sen ova gibisin diye de eklemez mi. Nefsim okşandı biraz yalan olmasın. Ciddi yüz ifadelerinin yerini sıcakkanlı samimiyet içeren ifadeler aldı. Bir kişi ortamı değiştirebiliyor diye düşündüm. Sohbet esnasında Fransızca dersi öğretmeni olduğunu öğrendim. Beni burada görmese de teşekkür ederim o abiye.. Hatıra olarak burada kalsın.
Evet arkadaşlar, sevgili yazarımızın bu kitabını yorumlara bir papatya bırakan beş arkadaşıma bayram hediyesi olarak göndermek istiyorum.🌼
Nihayet beklediğim kitap geldi. Bu uygulamada ilk paylaşan ben olamayacağım diye çok korktum desem yeridir. Sebebi ise kıymetli yazarımımızın dört yıllık dostluğu..
Araf
Öncelikle Alperciğim, hayırlı uğurlu olsun. Senin adına gerçekten çok mutlu oldum. Böyle güçlü bir zihnin düşüncelerini daha fazla yazıya dökmesi gerektiğini düşünüyorum. Umarım bunun devamı gelir ve başka eserlerde de buluşuruz..