Özgürlük bir zorunluluk ve daimi bir mücadeledir. Bu bağlamda gerçek özgürlük, hatta isyankar özgürlük bile asla düzenin bozulması olarak anlaşılmamalıdır. Tutarlı demokratik otoriteye göre disiplin susturulanların sessizliğinde değil, meydan okunanların coşkusunda, cesaretlendirilenlerin şüphelerinde ve farkına varanların umutlarındadır.
Fikirler en iyi, nem oranı kontrol altına alınmış ideolojik bir fidanlığın sessizliğinde değil, görüş ayrılığı ve karşılıklı eleştirinin gürültüsünde gelişip olgunlaşır.