Hayal kırıklığının kötü olduğu söylenir. Düşüncesizce varılmış bir önyargı. Hayal kırıklığı yoluyla değilse hangi yolla keşfedebiliriz neler beklemiş, neler ummuş olduğumuzu ? Bu keşifte değilse nerede yatar insanın kendini tanıması ? Hayal kırıklığı olmasa insan kendisi hakkında aydınlığa kavuşur mu ? Kim olduğunu gerçekten öğrenmek isteyen biri, hayal kırıklıklarını durup dinlenmeden, tutkuyla biriktirmelidir ve hayal kırıklığını doğuran deneyimleri biriktirmek bir hastalık gibi olmalıdır, hayatının herşeyini belirleyen hastalığı. Çünkü öyle olursa hayal kırıklığının yakıcı, zararlı bir zehir olmadığı, bizi oluşturan gerçek çizgiler konusunda gözlerimizi açan serin, yatıştırıcı bir merhem olduğu apaçık görülebilir.