İşte bu, ölmek kadar zordu... Sanki o an yüreğime bir hançer saplamıştım; o kadar kanattı, o kadar canımı yaktı işte. Ve şimdi uzaktık biz onunla. Mesafeler, gün geçtikçe daha da çoğalıyor gibiydi. Onu gördüğüm o son fotoğraftan sonra, kalbime sapladığım o hançer öldürmüştü beni. Ben o gün, aşkımı kaybettiğim için ölmüştüm...
Ama bunun olacağını ikimiz de bile bile yaşadık. Tıpkı çiviyle dolu bir yolda, o çivilerin ayaklarına batacağını bildiğin halde yürümek gibiydi bu. Ben şimdi ne yapacağımı bilemez halde, olduğum yolda yürümeye devam etmek zorundaydım; o da ne olacağını bilmediği kendi yolunda yürümek zorundaydı
Ve bizim hikayemiz, tam burada bitmişti...