Sorunun sorulduğu yerim ben,cevabın alındığı yer!
Bir yanım erguvan bir yanım gül ve laleler
Bir yanda serseri otlar,başıboş, plastik çiçekler
Kök dal dolanmış duvarda birbirine koyu keder.
Gezmediğin yerlerim vardır mutlaka
Beklerim, yeraltı mağ’raları
Bir ayağım geçmişte kalmış alamam
Öbürü koduğun bahtımmış,eline ayarlı.
Sevgilim kış düşmüş dünyaya içimden
Eve nasıl varayım!
Bir kovuk bir obruk oldum,
Üstüm başım kar, yollar kapalı.
Benim kalbim bir hatıraya kalsın
Bu çukur vadiye, kazıdım buraya
Gelsin okusun;
Kimin eli değmişse bir ayrılığa
Tütecek sandığı ocak sönecek
Bir daha hiç görünmeyecek o rüya.
Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en gümüş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.