Konuşabileceğin bir insanla isen sustuğun taktirde bir adam kaybetmiş olursun. Konuşmaman gereken bir olduğu zaman konuşurken bir söz kaybetmişsin demektir.
M. Ö. VI. asırda Çin halkı tam bir sefalet içinde idi.
İç muharebeler bu milyonlarca insanı perişan bir hale düşürmüştü. Vergi memurlarının baskısı altında inliyorlardı. Şu hikaye bu hali pek açık anlatır. Bir gün Konfiçyüs T'ai dağı eteklerinde talebelen ile dolaşıyormuş, bir kadıncağızın feryadını işitmiş. Sordurmuş, niçin böyle ağlayıp sızlanıyor? Aldığı cevap
- Kocamın babasını bir kaplan parçaladı. Kocam ve oğlum da aynı akibete uğradılar.
Konfiçyüs
- O halde bu kadar tehlikeli bir yerde neden oturuyorsunuz ?
Kadın -
Çünkü burada bana zulmeden insan yok.
Konfiçyüs yanındakilere dönüp şöyle söylüyor:
- Evlatıarım, bunu hiç unutmayın: Zalim bir hükümet bir kaplandan daha korkunçtur.
Buddha'nın ahlak kanununda on esas vardır. Bunun ilk beşi, bütün Buddhistler içindir. Ondan sonraki üç madde, Buddhism mensuplarına mecburi, böyle olma yanlar için ihtiyaridir:
ı ) Öldürmemek,
2) Çalmamak,
3) Fuhuş yapmamak,
4) Yalan söylememek,
5) Mayalanıp ekşimiş içkilerden çekinmek,
6) Müsaade edilmiş zamanların dışında yemek yememek,
7) Başı çiçekle süslememek, vücuda güzel koku sürmemek,
8) Yere serilmiş bir hasırın üstünde yatmak,
9) Dans ve teganni etmemek, böyle manzaralara bakmama, böyle şarkıları dinlememek, 10) Hiçbir zaman altına ve gümüşe dokunmamak.