Kendini anlamak mı? Anlaşılmak mı? Hangisi daha öncelikli? En temel iki ihtiyacımızı karşı karşıya getiren derin bir soru: içsel kazı ve dışsal bağlar...
Bence önce kendini anlamak geliyor. Kendimize yönelik derin bir yolculuktur kendini tanımak. Kendimizi anlamak zordur. Ne haritası var ne tabelası ne de yolları belirgin. Ancak kendi iç dünyamızı çözebildiğimizde, ne istediğimizi, nerede olduğumuzu, nereye gitmek istediğimizi ve nerede kalmak istediğimizi keşfettiğimizde, kim olduğumuzu anladığımızda diğerlerinin de bizi anlamasını bekleyebiliriz. Aksi halde içinde ne olduğunu bilmediğimiz bir evi başkalarına nasıl tarif edebiliriz ki?
Ve anlaşılmak... Duygularımızın, düşüncelerimizin, kendimizin görülüp kabul edilmesi, anlaşılması, bağ kurulması en temel ihtiyacımızdır. Ait hissederiz, kalbimiz duyulur, fark ediliriz.
Önce kendini anlamak, sonra da kendini ifade ederek anlaşılmaya izin vermek...