Çağımızda bunca insan, bir halkı köleleştirerek, en değerli şeylerini, yani kendi öz uygarlığını elinden alarak başka bir ırka ait gelenek ve kurumları benimsemeye onu mecbur ederek ve kendisine tamamen yararsız şeyleri ona kazandırmak için, onu en zahmetli işlere sokarak onu mutlu edebileceklerine inanmaktadırlar.
Şu sıralar çok moda olan "insaniyetçilik/hümanitarizm" kesinlikle ciddiye alınmaya değmez; ama bu çağda savaşlara son vermekten bu kadar çok söz edilmesi garip! Çünkü bu çağda savaşlar, bu çağa gelinceye kadar yaptıkları tahriplerden çok daha fazla tahriplere yol açmaktadır. Bunun nedeni de sadece tahrip araçlarının çokluğu değil, ama aynı zamanda savaşların çok az sayıda ve yalnızca mesleği askerlik olan ordular arasında olmayıp, bunun yerine, böyle bir görevi yerine getirmek için, en niteliksizler de dahil, tüm bireyleri ayrım gözetmeden birbirlerine saldırtmalarıdır.
Kuşkusuz kitleler her zaman şu ya da bu tarzda güdülmüştür; ayrıca denilebilir ki onun tarihi rolü özellikle istenen yere sürüklenebilir olmasıdır; çünkü o, sadece edilgen bir ögedir.
Modern dünyanın kendi tarzında bilim yaptığını iddia ettiği zamanlarda bile, tüm güçlerini yoğunlaştırması gerçekte, sanayi ve makineleşmenin geliştirilmesinden başka hiçbir şey değildir. Böylece maddeye hakim olmak ve onu kendi kullanımlarına tabi kılmak isterken, başta da dediğimiz gibi, ancak onun kölesi olabildiler.