Artık son vazife de yapılmış, zavallı kuşumuzun kemikleri arasından, kızıl alevlerle sarılı kara bir duman sütunu hürriyetlerimizi de beraber alıp uçmaya başlamıştı.
Esaret ne acı bir şey..
Hep o an: Başımın üzerinde acısını henüz unutamadığım ağır bir vuruş, hislerim ölgün bir hayalet halinde meçhul karanlıklara gömülüyordu. Takdir!...Ölüm vukuu için yalnız mukadder olmak gerek. 25 yıllık maceralarla dolu hayatımda tesadüf ettiğim vak'aların korkunç anlarını bir an düşünürken, bu tehlikelerden henüz yaşayan bir vücudu çıkarmayı ancak mukadderat mefhumu ile ölçebiliyorum.