"Mısır askerinin, çölden yorgun çıkacak olan Osmanlı ordusunu Kahire'ye yakın bir yerde karşılayıp rahatça perişan edebileceği, bu zor çölde ilerlemenin büyük bir belaya yol açacağı ikazında bulunan Hüseyin Paşa'ya çok kızan Yavuz Sultan Selim, ona celladı yollayarak 'kendisini bu çölden geçme sıkıntısından ve belasından kurtardığını' bildirmiştir."
...) içeride derin siyasî yankıları olan en önemli konu, Fâtih Sultan Mehmed'in malî siyasetidir. İstanbul'un pâyitaht olarak onarımı ve sürekli seferler masrafları arttırmıştı. Fâtih, yeni akçe çıkarmak ve eski akçeyi beşte bir eksiğine değiştirmek suretiyle bütün nakdî servetlere bir nevi vergi koydu. Böylece 1451,1460,1470 ve 1481 yıllarıdna yeni akçe çıkarıldı. 1470'ten sonra bunun her beş yılda bir uygulanması kayda değer.
Yeni akçe çıkarılmasının sık sık uygulanması, o kadar derin bir hoşnutsuzluk doğurmuştur ki, II. Bayezid tahta geçerken kendisine kabul ettirilen hususlardan biri, bir defadan fazla yeni akçe çıkarmamasıydı.