Sema

Sema
@___Sema___
Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim, daha değilim. Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım Evli ve anne.
Ankara Büyükşehir Belediyesi/Sosyal Hizmetler/Kütüphane
Laborant ve Veteriner Sağlık. Işletme. Halkla Ilişkiler....Hep öğrenci
Ankara
Ankara
403 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
8/10
·480 syf.·
Beğendi
·
2019 59. kitabı
  Aslında inceleme yazmam gereken bu alanda farkettim ki; sadece kitap hakkında  şahsi  düşüncelerimi yazıyorum. Okuyacak olanlara önceden bildireyim.    Öncelikle İskender Pala her ne yazarsa yazsın Okuyun!    Tarihi, sosyal ve birazda polisiye diyebileceğim bir roman. Hakim bakış açısı ile yazılmış, o kadar bilgi dolu olmasına  rağmen ne akıcılığından bir eksilme olmuş ne de sıkılacağınız bir paragraf var.     Kitabın  öyle karakterleri  var ki; kesin filmi yapılmalı şu mekânlarda çekilmeli ve şu aktirist  oynamalı havasında  okudum.       Ve kahramanların  üzerinden anlatılan Osmanlı tarihinin en müsrif  en şaşaalı zamanı Lale Devri'nde yaşanan  ve en sonunda isyana varan sınırsız  zevk, sefa ile zengin ile fakir arasındaki maddi uçurum öyle güzel  ifade  edilmiş ki; sesli güldüm:)     Ve devrin sembolü, eskiden de sevdiğim o çok özel lale çiçeğini o kadar güzel anlatmış ki Sayın Pala; artık   evde yetiştirmem gerekecek.      Çok temiz ve sonuna kadar sahip çıkılan gerek aşkın  gerek dostluğun  onca entrikaya rağmen saf kaldığına da şahit oldum bu romanda...       Beni bu kitabı başucu yapmaktan alıkoyan; sonuca  bağlamak için  başvurulmuş fantastik diyebileceğim bir son olması.       Belki diğer okurlara esas bu kısmı ilginç  gelebilir ama ben bu romana keskin zekâ, tarihsel bir gizem, asalet gibi hislerle bağlanmışken yakıştıramadım başka  unsurlar eklenerek çözüme gidilmesini.       Farklı  olsalar da benim icin bir Şah&Sultan  ya da Efsane olamadı. Ama okunur mu? Büyük  bir zevkle hem de hiç bırakmadan...          
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
Reklam
youtu.be/0q9-BWGLdGM Hüzün seni ezdiginde Hayattan yorulduğunda Beni bos bir odada bul Ara bir gece yarısında Yağmurlar  araba penceresinden yüzüne  düştüğünde Öperim nemli gözünde Sadece  bir kelime Sema gökyüzüyse... Mavi hep gökyüzünde!!!
İnsan ancak çok severse duygusu dışarıdan belli olurdu... Yeye'yi çok sevmekten dolayı sevindi, kendisiyle gurur duydu. Uzun yıllar olmuştu birini bu derece sahiplenmeyeli...
Sayfa 398
Nakşıgül yaşıyor olsaydı diye geçirdi bir kere daha içinden. Sonra da onun ölmüş olmasının, kendisine Hörükız'ın elini tutma hakkı tanımadığını düşünüp yaptığından pişmanlık duydu. Sevgili ölünce Aşk da onunla bir ölmüyordu.....
Sayfa 349