Kişinin kendi nefsini terbiye etmesi kanaat hissini güçlendirerek olur. Geçici iştahların buyruklarına köle olmak yerine, ruhun arzu ve değerlerine dikkat kesilerek.
Evdeki elektronik seslerin insan sesini ve coşkusunu neredeyse yok ettiği, aynı evde birbirlerinin ruhuna değmeden yaşayan insanlar... Anne ve babalarıyla konuşmaya acıkmış çocuklar... Birbirlerine duvar kesilmiş karı kocalar... Evin içindeki hayaletler. Bölünmüş ve dağılmış dikkatler. Birbirine değil de makineye bakan yüzler. "Kafeinsiz kahve" tadında, itina ve ihtimamdan yoksun aileler. Merhamet, pılını pırtısını toplayıp gidiyor bu dağınık dikkatin ortasında.