Çoğumuz ölümden korkardık. Bunun sebebi bilinmezlik korkusuydu. İnsan bilmediği ve gözünün görmediği şeylerden korkardı. Ölümden sonra ne olacak? En korkutucu olan soru buydu. Bilinmezdi.Fakat ben ölümden korkmuyordum. Ölümün şeklinden korkuyordum. Ölüm meleğinin bana geliş şeklinden korkuyordum. Uykumda huzurla can vermeyi, vurularak, boğularak veya yanarak ölmeyi yeğlerdim her zaman.
Herkes ölmeyecek gibi yaşardı ama ölüm çarpıcı gerçekliğiyle sokaklarda kol geziyordu. Bir saniye sonrasının bile garantisi yoktu. Ölüm giden için mi yoksa geride kalan içimi zordu bilmiyordum.
O sevgisini kelimelerle çok güzel ifade edebiliyordu ama ben bu konuda tecrübesizdim.Kurak ruhum onunla yeşillenmeye başlamıştı. Bakışı dokunuşu sözleri... Çölüme yağan yağmur damlaları kadar değerli ve ihtiyaç duyulasıydı.
Gözümdeki değerini,kendi kendine sildiğin için teşekkür ederim.Ben seni başka türlü silemezdim der Cemal Süreya.
İnsanlar değişmez boşuna kendinizi yormayın.
Ne sineği çöpten ne arıyı çiçekten vazgecirebilirsin.