Bu dünya yaşanacak bir yer değildi ve bu karanlık, sefalet içindeki Roma dünkünden daha az tehlikeli değildi. Doğruydu tarihin şaşırttığı ama hiçbir Roma yenisi kurulmadan yıkılmazdı. O kadar büyüktü ki yıkılan şey, onu farklı biçimde de olsa devam ettirecek olan, ancak onu yıkan şeyin kendisi olabilirdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acısı dünyanın mümkün felaketlerinden daha büyük biri, kendisine olan olmuş biri ancak dehşetli katranı fokurdayan bu sahneye soğukkanlılıkla bakabilirdi.
Bir yıkıntının arasında en sevdiğini, tek sevdiğini aramak "Yaşıyor mu?" Bulmak istemediği bir şeyi, onu bulmaktan korkarak aramak mecburiyetinde kalmıştı çünkü ölmediğinden emin olmak için ölüsünü aramak şarttı.
Sırtüstü kuma düşüp pınarları kanayan gözleriyle gördüğü son şey olarak bir gökyüzü parçasını unutmamaya çalışırken, kimseden davacı olmasa da Roma halkından alacaklıydı.
Kazara mı böyle oldum? Yoksa yazgım ben doğmadan mı yazıldı, doğuştan mı köleyim? Herhalde şunca zavallının ataları arasında özgür biri vardır. Hiç kimse köle olarak yaratılmamıştır.