İstediğimiz enerjiye yakınlaşarak, zaten mevcut rezonans alanlarından faydalanmış oluruz.
Zaman zaman bizi ileri taşıyacak doğru rezonans alanlarında olup olmadığımızı kontrol etmek iyi fikirdir.
O zaman, dönüşmek istediğiniz kişiyi düşünün. Daha sonra şu an olduğunuz kişiye bakın. Eğer arada büyük bir fark varsa o zaman hızla inancınızı olmak istediğiniz kişiye yönlendirmeniz ve olmak istemediğiniz bu kişiyle vakit kaybetmeyip gündelik hayatınızı şu anki kişiliğinize göre yaşamayı bırakmanız gerekir.
Kendimizi kendi evrenimizin yaratıcı olarak görmeyi başaramadıkça, hayatımızda gerçekten de rasgele ve karmakarışık olaylar art arda gerçekleşiyor gibi görünecektir. Ancak bu durumu hayatımıza çeken yine biziz.
Her an, şu ana kadar kendi yarattığımız dünyanın dışına çıkma şansımız vardır.
Düşüncelerimiz çoğu zaman rezonans alanımızı genişletir. Bu yüzden kayıplara dair düşünceler daha fazla kayba sebep olur; aynı şekilde, kazanmakla ilgili her düşünce de daha büyük kazançların yolunu açar. İşte bu yüzden, dış dünyada gerçekleştirmek istediğimiz değişiklikler sadece düşüncelerimizin de değişmesiyle gerçekleşecektir.