"Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.
Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım.
Yoksulluğun acısından hafif bilemedim acını.
Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep.."
"Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
Ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede..
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözleri birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi..." (Kalbim bu satırlarda atıyor)
Üç kısma ayrılmış, muhteşem bir deneme türü..
Bir solukta okunabilir ama yavaş yavaş sindire sindire okuyun derim, her cümlesine hayran kaldığım, her satırın altını çizip tekrardan dönüp okuduğum bir eser..
Okuduğum bazı cümleler beni yıprattı, bazı kelimeler ağlattı.. Cümleler sizi alıp uzaklara götürüyor, içinizi açıyor acıtıyor..her kelimesine hayran olduğum bir Şükrü Erbaş kitabı iyi ki okudum iyi ki denk geldim şiddetle tavsiye ederim..