Kitaplar insan düşünceleri ve duygularıyla doludur. Acı çeken insanlar, üzülen ya da mutlu olan insanlar, sevinçle kahkaha atanlar... Onların kelimelerini ve hikâyelerini okuyarak, birlikte deneyimleyerek, sadece kendimiz dışındaki insanların da kalplerini ve zihinlerini öğreniriz. Kitaplar sayesinde yalnızca çevremizdeki insanları değil, tamamen farklı dünyalarda yaşayan insanları da tanıyabiliriz.
Tatlı bir ses tonuyla, yüzeysel sözlerle sempati ifade etmek bir insanı gerçekten merhametli yapmaz. Önemli olan, başka bir insanın acısını hissedebilme yeteneğidir. Onların acılarına eşlik edebilmek, onlarla birlikte yürüyebilmektir.
Okumak sadece zevk ya da eğlence için değildir. Bazen aynı satırları derinlemesine incelemen gerekir, ayı cümleleri tekrar tekrar okursun. Bazen başını ellerinin arasına alır, yavaş yavaş ilerlersin. Fakat tüm bu emek ve dikkatli çalışmanın sonucunda bir anda oraya varırsın; görüş alanın genişler. Bu, uzun bir dağ yolunun sonunda harika bir manzaraya ulaşmak gibidir.