Hz. Hızır gemiyi deldiğinde Hz. Musa ona itiraz ederek, şüphesiz kötü bir iş yaptın, der. Ancak birkaç sahne sonra Hz. Hızırın o gemiyi sağlam gemilere el koyan zalim bir hükümdardan korumak için deldiği anlaşılır. İşte insanın da hayat gemisi zaman zaman delinmekte ve kırılıp dökülen şeyler olmaktadır. Cenabı hak kulunu daha büyük tehlikelerden kurtarmak için bir takım musibetlere müptela etmektedir. Musibet kimi zaman dünyadan daha büyüğünden, kimi zamanda ahirette karşısına büyüyerek çıkacak daha ağır bir bedelden insanı korumaktadır.
Başına ne gelirse gelsin, başlarına aynı şey gelince üzülen, şaşkına dönen, ağlayıp sızlayan insanları getir gözünün önüne. Şimdi nerede bu insanlar? Hiçbir yerde. Öyleyse? Sen de onlar gibi mi yapmak istersin? Neden o insanları kışkırtan, etkisi altına alan ve onlara boyun eğdiren bu geçici duygulardan nasıl faydalanacağına odaklanmıyorsun?
Yaşanan kederde takılı kalmak, musibete demir atmak, yelkenleri suya indirip yaşadığı hadiseyi sonsuza dek sürecekmiş gibi görmek, kişinin saadet gemisinin kaçırmasıyla neticelenecektir.