Kalemimi aldığım an başladım çizmeye. Her çizgi birer mısra, satır, cümle, kelime derken yazılmış kendiliğinden hikaye, roman. İçeriğinde bazen tebessüm, bazen gözyaşı, baharın kokusu, yazın sıcağı, kışın ayazı daha saymadığım onca şeyler vardı kalemin ucundan dökülen mürekkepte. Bir çok hadise kimi şiirle, kimi resimle, kimi hikaye, roman, masal derken anlatılır kaleme mürekkep olan harflerle. Yarım kalanlar için deriz mürekkep bitti. Oysa ki mürekkep konusu kalemin içindeki renkli sıvı değildi... Ya nefes yetmedi, ya hayaller uzaklaştı yada yol bitti...
M.BAŞER