Aslında 'en' benim için biraz riskli bir seçim. Sanki birine 'en' deyince, diğerinin hatrı kalıyor, kalbimde yeri olan diğer güzelliklere ayıp ediyormuşum gibi geliyor.
Zaten her biri ruhu selamlayan, güzel bir paylaşım olmuş. Ben de bu paylaşımınıza 'en' diyerek sınır çizmek yerine, sadece o büyük sevgi çemberine dahil etmek istediğim birkaç dostu iliştirmek istedim:
Kitaplar:
Hamlet - William Shakespeare: Olmak ya da olmamak arasındaki o devasa boşluk; insanın kendi zihninin zindanında verdiği o bitmek bilmeyen savaş...
Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov: Bir çocuğun o masum hayallerine sığınıp uzaklardaki bir gemiye ulaşmak için balık olup yüzme isteği, kalbi sızlatan o saf bekleyiş...
Huzursuzluğun Kitabı - Fernando Pessoa: İnsanı var olmaktan kurtarmak yerine hayatını toprağa veren ve okunduğunda kâbus görmüş gibi yapan o sorgulayış.
Şiir:
Kestim Kara Saçlarımı-Gülten Akın
Ben Ruhi Bey - Edip Cansever
İbrahim - Asaf Halet Çelebi
Şarkı:
Baba Zula- Bir Sana Bir de Bana
Barış Manço- Dönence
Cüneyt Ergün-Bilinmeyen Saati Uygulaması
(Hüsnü Arkan - Yeniden)