Bir
üretim tarzı olarak kapitalizmin olmazsa olmazı sayılabilecek
bir tek özgürlük vardır, o da başka bir geçim
yolu olmayan kişinin emek gücünü herhangi bir yasal
yaptırım, zorunluluk olmadan istediği kişiye satabilmesidir.
Yine kapitalizmin tanıdığı en kutsal ve dokunulmaz
hak, mülkiyet hakkıdır.
Komünizm evresinde sınıflar tamamen ortadan
kalkmıştır; dolayısıyla artık sınıf mücadeleleri de yoktur.
Sosyalizmde insan harcadığı emeğe göre pay alır,
komünizmde ise ihtiyacına göre.
"Ulusların kendi kaderlerini belirleme hakkı" sosyalizmin
yerleşik ilkelerinden biridir. Bunun anlamı,
belirli bir ülkede yaşayan, anadili, tarihi ve kültürü o
ülkede çoğunluğu oluşturanlardan farklı olan bir halkın
nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamaya hakkı olduğudur.
İşin hem başı hem de sonu
değil, yani tamamı değil, ama en başı devrimciliktir.
Devrimcilik, insanın içinde yaşadığı düzenin, toplumun,
sonra da dünyanın köklü biçimde değişmesi gerektiğine
inanması, bunun için mücadele etmesidir.