“Rüyalarınızı ve fikirlerinizi içinizde yatan ve kimsenin el uzatamayacağı küçük birer mucize makinesi gibi düşünün. Rüyalarınız onlara inandıkça büyürler, ta ki bir gün sizi de peşlerine takıp gerçek olana dek.”
Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
“Zira düşünüyorum ki ve belki de biliyorum ki insan en çok üzüldüğü zaman ellerini duaya açar. İstediği olmadığında yalvarır en çok Allah’a, başına bir kötü iş geldiğinde sessizce kıpırdanmaya başlar dudakları. O zaman gerçekten de hüzün, sıkıntı, keder o kadar da kötü değildir demek ki. Bilmiyorum…”