"Evlilikte saygı ve sevgi birçok şeyin temelidir. Ortada aşk varsa ve eşler birbirlerini severek evlenmişlerse, bu sevgi neden sönsün ki?Bunu sürdürmenin bir yolu bulunamaz mı? Çıkar yol mutlaka vardır ve çaresiz kalınabilecek durumlar çok enderdir. Kocanın onurlu, iyi bir insan olması durumunda aşk tükenmez ki! Evliliğin ilk zamanlarındaki coşku geçebilir Fakat bunun yerini sağlam bir sevgi alır. Karı koca birbirleriyle anlaşır ve sorunların üstesinden beraberce gelirler. Bir de çocukları olursa, ne kadar zor durumda olsalar da mutlulukları tükenmez. Yeter ki sevgilileri, kendilerine güvenleri eksilmesin. Çalışmak, çocukları için özveride bulunmak da ayrı bir zevk verir onlara. İlerde onlar da bu yaptıklarına sevineceklerdir. Demek ki, gelecek için bir sevgi yumağı oluşturuyorsun. Çocuklar büyüdükçe onlar için bir dayanak, bir örnek olduğunu anlayacaksın. Sen ölünce de onlara verdiğin duygularını, düşüncelerini taşıyacaklarını bilirsin; seni örnek alırlar, sana benzerler. İnan ki çocuk yapmak kutsal bir görevdir. Anneyle babayı birbirlerine yaklaştıran bir olaydır. Bazıları çocuk yetiştirmenin zorluğundan, yük olmasından dem vururlar. Oysa, böyle bir kutsal göreve dil uzatmak yanlış olur.
Çocuklar dünyanın en büyük mutluluk kaynağıdır."
"Her kişinin anlarında sadece dostlarına söyleyebileceği, herkese açamayacağı yanlar vardır. Hatta dostlarına bile söylenemeyecek olan, insanın yalnızca kendisine söyleyebileceği sırları da olur. Bunların dışında, insanın kendine bile açamayacağı sırlar da vardır. Bunların, sahibinin onuru ölçüsünde artacağını söyleyebiliriz."
"Belki de İnsan yalnızca refahtan değil acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın zamanı geldiğinde, acıyı tutkuya varan derecede sevdiği de bir gerçektir."