Bilge

Bilge
@_dersteppenwolf_
Zulmün Bitmeyen Türküsü
Puan vermedi·639 syf.·
2025 14. kitabı
Yaşar Kemal’in "İnce Memed" serisi, hepimizin bildiği gibi edebiyatımızın en önemli işlerinden biri. Özellikle ilk kitaba baktığımızda, yazarın ustalığı gerçekten parlıyor. Hani o Torosların atmosferi var ya, Yaşar Kemal onu öyle bir anlatıyor ki, kitabı okurken kendini o coğrafyanın içinde, o dağların kokusunu alır gibi hissediyorsun. Memed’in Abdi Ağa’ya isyanı, sadece bir hikaye olmaktan çıkıp, o yoksul köylünün içindeki adalet arayışının destanı oluveriyor. İlk kitapta her şey o kadar güçlü, o kadar yerli yerinde ki, bu yüzden hepimiz ona ayrı bir hayranlık duyuyoruz. ​Ama sonraki kitaplara geçtiğimizde durum biraz değişiyor. Orada bir tekrar hissi başlıyor. Memed sürekli aynı döngüye giriyor, ağaların kötülüğü hiç değişmiyor, olaylar sanki biraz uzatılıyor gibi geliyor insana. Sürekli aynı şeyin yaşanması, bir yerden sonra romanın sonunu tahmin etmeyi kolaylaştırıyor, hatta biraz da rahatsız ediyor. Ama bir yandan da düşünüyorsun, yazar belki de tam olarak bunu göstermek istiyor: O dönemdeki zulüm çarkının ne kadar kısır ve değişmez olduğunu, o umutsuz döngüyü resmediyor. Yani, eleştirilecek yanları olsa da, "İnce Memed" sonuçta bitmeyen bir umut türküsü olarak aklımızda kalıyor.
Edebiyat
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Aşk neydi? Beceri? Mükemmellik? Kendini bulmak?
Puan vermedi·256 syf.·
2024 11. kitabı
Öncelikle kitabın kapağı hakkında konuşmak istiyorum, kitabın kapağına bakınca "sanırım aşk üçgeni içeren bi hikayede bulacağım kendimi" diye geçirdim içimden. Ama hiç öyle değil, bu arada
Aşk DersleriAlain de Botton · Everest Yayınları · 20241,185 okunma
6/10
·520 syf.·
2019 13. kitabı
Köşe yazılarını arada takip ettiğim, iğneleyici dilini sevdiğim yazarın okuduğum ilk kitabıydı. (Sanırım aynı zamanda son kitabı.) Kitabı kimi yere göğe sığdıramıyordu, kimi ise eleştiri bombardımanına tutuyordu. Bu kadar çok olumsuz yorumun sebebini özel basım olduğunu düşünerek eleştirileri bir kenara bırakıp başladım. Bildiğimiz Atatürk kitaplarından farklıydı. Kendisi, ailesi ve çevresindekiler hakkında pek dile getirilmeye ya da önemsenmemiş olaylar vardı. Biz onun adını hep savaşların anlatıldığı cümlelerde gördük. Bir kadını severken, balolarda dansederken ya da yokluk döneminde nasıl zorluklar yaşadığını görmedik. Kitap bu konuda sizi doyurabilir. Hatta yer yer gözleriniz dolabilir. Ancak gerçekliğinden şüphe duyduğum ya da hakkında daha çok bilgi almak istediğim olayları araştırdım. Bahsedilen konuyu bulmak için bir çok site, makale karıştırmak zorunda kaldım haliyle kitabı okumam baya uzun sürdü. Hala yoğun çabam sonucunda gideremediğim soru işaretleri var. Bu kadar bilgiyi bir arada toplamak da emek lakin yazar kaynakça hazırlamış olsaydı kitabın kalitelisi bu kadar düşmezdi sanırım. Tarih kaynak ister. Bilgilerin asıl kaynağı olan akademisyenlerin, araştırmacıların yıllarını verdiği çalışmalara ne bir atıf ne de kaynakçada yer verilmiş. Afedersiniz kaynakça yoktu. Yılmaz özdil bu kitabı on yılda yazdığını(!) söylemiş ya da on yılda emek hırsızlığı mı demeli.
Tarih
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
8/10
·412 syf.·
2019 1. kitabı
Kitaba, üzerinde pek araştırma yapmadan klasik biyolojik evrimin anlatıldığını düşünerek başlamıştım. Lakin sayfalar ilerledikçe ekonomiden tutun kültüre kadar her şeye evrimsel bir bakış açısı sunan bir kitabı okurken buldum kendimi. Bilimsel terimlerle boğmayan sade bir dil kullanmış yazar ve kitabın yayınlanacağı ülkelere göre özel değişikler yaptığından bazı örneklerde Türkiye'den yerler veya isimler göreceksiniz. Homo Sapiens'in Afrika'dan çıkıp nasıl ekolojik bir canavara dönüştüğü, keşfettiği toprağı nasıl kana buladığını okumak hem zihninizi açıp hem de ruhunuzu sıkabilir. Özellikle din ve millet konusunda fikirlerinize ters düşecek yargılarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Hatta yarım bırakma isteği oluşabilir. Eğer yapabiliyorsanız önyargılarınız ve kırmızı çizgilerinizi bir kenara koyup öyle okumanızı tavsiye ederim. "Hem iyimserleri hem de kötümserleri memnun etmek adına, cennetle cehennem arasında gergin bir vaziyette gidip geldiğimizi söyleyebiliriz. Tarih henüz nereye doğru gideceğimize karar vermedi ve bir dizi tesadüf bizi bu iki yönden birine sürükleyebilir." İyi okumalar dilerim..
Bilim
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,5bin okunma
7/10
·83 syf.·
2019 2. kitabı
Lübnan asıllı Amerikan şair ve filozof olan Halil Cibran'ın okuduğum ilk eseriydi. Bu tarzdaki kitapları çok severek okuduğum söylenemez. Çünkü sıralanmış öğütler dizisi gibi gelir hep bana. Ki bu kitapta bunu fazlasıyla hissettim. Anladığım kadarıyla Halil Cibran durumlara mantıksal yerine daha çok duygusal yaklaşmayı tercih etmiş ve bundan mütevellit bazen "Ne? İyi de bu çok saçma." derken buldum kendimi. Bazı aforizmalarında ise her okuduğumda farklı anlamlar çıkarıp etkilendiğim oldu tabi ki. Ekleyeyim, öyle okuyup bir saatte bitireyim demeyin, yoksa içinde kendinizden parçalar bulacağınız cümleler arada kaybolup gidecektir. Sevdiğim bir alıntıyla bitirmek isterim. "Yedi kez aşağıladım ruhumu: Birincisi, yükseklere ulaşmak için onun itaat ettiğini gördüğümde. İkincisi, sakatlar karşısında topallıyormuş gibi yaptığını farkettiğimde. Üçüncüsü, kolaylık ve güçlük arasında seçim yapıp kolaylığı seçtiğinde. Dördüncüsü, bir hata yapınca başkalarının da hata yaptığı düşünceleriyle avunduğunda. Beşincisi, sabrını kendi gücüne mal ederek zayıflıktan dolayı hiçbir şey yapmadığında. Altıncısı, kendi maskelerinden birinin söz konusu olduğunu anlamadan bir yüzün çirkinliğini hor gördüğünde. Ve nihayet yedincisi, bir ilahi okuyup bundan bir erdem sahibi olduğunu sandığında." İyi okumalar :)
Edebiyat
Kum ve KöpükHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,3bin okunma