doanay

''İslam dini, Müslümanlara, İslam topraklarını omuz omuza verip savunmalarını vacip kılmış ve bunu da en kutsal cihat örneklerinden saymıştır. Vatan toprağını özgürlüğüne kavuşturana dek düşmanla savaşmak farz-ı ayn'dır. Eğer bunlar kendi topraklarını savunamıyorlarsa o zaman bu görev o toprak civarındaki diğer Müslümanların olacaktır. Onlar da yeterli olmazsa tüm Müslümanların, İslam topraklarının bir karışından bile feragat etmelerine asla cevaz vermemektedir.''
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Reklam
Muhasebe yapalım. 20-30 senedir Kur'ân noktasında bilgimiz arttı. Bu inkâr edilemez bir hakikattir. Peki amel noktasında da aynı üstünlük, aynı ayrıcalık var mı? Bilgimiz artarken orantılı bir biçimde amelimiz de artıyor mu, yoksa amel artmayınca tehlikeli bir şey olan o bilginin karşısında kibir mi artıyor?
''Depresyon hiç de duygusal bir rahatsızlık değildir. Sahip olduğunuz her kötü his, çarpıtılmış olumsuz düşüncelerinizin bir sonucudur, tıpkı soğuk algılığında burnunuzun akması gibi. Depresif belirtilerinizin ortaya çıkmasında ve sürmesinde, mantık dışı kötümser tutumlarınız başrolü oynar.''
''Hisleriniz tamamen olaylara bakışınızın sonucudur. Bir olayı yaşantılayabilmemiz için onu zihnimizde işlemlerden geçirip anlamlandırmamız gerektiği nörolojik bir gerçektir. Size ne olduğunu anladıktan sonra ancak bir anlam verdikten sonra bir şeyler hissedebilirsiniz.''
''Duygularınız gerçek değildir! Hatta, duygularınız düşüncelerinizin aynası olmak dışında, anlamsızdır da. Eğer algılarınız bir şey ifade etmiyorsa, yarattıkları duygular da lunaparktaki hileli aynaların yansıttığı görüntüler kadar saçma olacaktır. Ama bu anormal duygular da çarpıtılmamış düşünceler tarafından yaratılanlar kadar geçerli ve gerçekçi geldiği için, otomatik olarak onların gerçek olduğunu varsayarsınız. İşte bu yüzden depresyon, zihinsel 'kara büyü'nün bu kadar kuvvetli bir şeklidir.''
Reklam