Dini meseleler, faydaları ve zararları noktasında ne kadar anlatılırsa anlatılsın sonuçta kulluk şuuru olmayan bir şahsı kötü alışkanlıklardan mutlak anlamda uzak tutmanın imkanı yoktur. Cenâb-ı Hakk'ın yapılmasını emrettiği meselelerde her ne kadar çeşitli faydalar bulunsa ve yapmayın dediği mevzularda zararlar söz konusu olsa da aslolan, meselenin Cenâb-ı Hakk'ın rızasına uygun olup olmadığıdır.
İnsan kulluk şuuruna erdiği nispette tabiî olarak Rabbinin razı olduğu şekilde yaşamaya gayret edecektir. Vahiyle muhatap olan ve Cenâb-ı Hak tarafından kendisine verilen değeri anlayan insan elbette yeryüzünde halife olmaya layık bir biçimde davranacaktır.
Zira, "Allah (cc) ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah (cc) ve Resûlüne asi olursa açık bir sapıklık etmiş olur."(Ahzab,33/36)
Ailenin gençleri korumasına yönelik tavsiyelere karşı çokça dile getirilen ifadelerden birisi de çocuk veya gencin zaten etrafında benzeri şeylerle karşılaşacağı gerçeğidir. Beden sağlığında da mutlak hijyen mümkün değildir hatta zararlı bile olabilir. Ancak mutlak anlamda mikroplardan korunmak mümkün değil diye veya bağışıklık kazanma adına, çöplüğe gitmek ya da dışarıdaki çöplüğü eve taşımak da pek akıllıca bir hareket olmasa gerek.