Gece yarısı kütüphanesi son zamanlarda beni en çok sorgulatan roman oldu.Hep söz ederiz ya seçimlerimizden ,keşkelerimizden...pişmanlıklar duyarız için için;keşke geçmişte bu seçimi yapmamış olsaydim:o kişiyle evlenseydim, o iş teklifini reddetmeseydim...Bu liste uzar gider lakin atladiğimiz birsey var.Evet bu seçimlerin bize bambaşka hayat yolları açacağı doğru ancak o seçimler içerisinde yaşayacağımız duygular hep aynı kalıyor.Roman kahramanimiz Nora Seed'de intiharın eşiğinde herseyini kaybetmiş biriyken yaptığı seçimlerle bazen ünlü bir olimpiyat yüzücüsu, bazen sevdiği erkekle evlenen bir kadın, bazense ünlü bir bilim insanı oluyor....tüm bunlar olurken mekanlar farklı ama aynı korku,öfke ve mutluluklar hissediliyor.Aslinda yazar tüm bu hayatlara geçiş yaparken hangi hayatın yaşamaya değer olduğunu değil hangi hayata sahipsek o hayatın içinde anı yaşamanın değerli olduğunu vurgulamak istiyor.En nihayetinde.... bir saniye sonra ne olacağını kim bilebilir ki?