Herkese merhaba
Bu kitapta Karen, yaşadığı büyük bir acı sonrası Belçika’dan Türkiye’ye dönüp geçmişiyle yüzleşmeye cesaret eden güçlü ama kırılmış bir kadın. Kendi hikâyesini yazarken, farkında olmadan Şahika’nın sessiz ama derin dünyasına adım atıyor.
Şahika ise görkemli bir geçmişin, sessiz bir yalnızlığın kadını… Babasının sevgisini ararken, yanlış seçimlerin içinde kendini kaybeden, bir yandan unutmaya çalışırken diğer yandan hatıralarında yaşamayı sürdüren bir karakter iki karakterin hikayesini okuyoruz.
Bu kitaba bayıldım. Hikâye günümüz ve geçmiş arasında geçiyor. Gününüzde Karen ve Aral'ı okurken geçmişte Şahika'nın yaşamını ve aldığı zorlu kararları okuduk. Kitap aşk, sevgi, ihanet, sadakat, hatırlamak ve unutmak üzerine işlenmiş. Hepsini bir arada okuyoruz. Yazarla ilk defa tanıştım. Kitap bittiğinde içimde garip bir hüzün oluştu. Kitap boyunca zaman zaman öfkelendim, bazen sessizce hüzünlendim ama en çok da kadın olmanın, her çağda aynı sabırla taşınan bir yük olduğunu hissettim.Ana karakterlerin güçlü ve dik duruşlarını sevdim.Şahika'nın biricik aşkı Sina ile olan aşkını daha detaylı okumayı isterdim.Bunların dışında Şahika Hanım ve Aral arasındaki yakınlığı öğrendiğimde çok şaşırdım.Bir kez daha Şahika'nın nasıl güzel bir kalbi olduğunu gördüm.Özellikle sonlara doğru daha duygusal olaylar yaşandı ama her yaşanan olay beni derinden etkiledi. Kitap kafa dağıtmalık değil.Ama kitap sürükleyiciydi. Hüzün,öfke var. Kitabın kurgusunu,karakterini,dönem geçişlerindeki ritmini çok sevdim.Kitapta her karakteri ayrı ayrı sevsem de en cok Şahika'ya sarılıp onunla olmak istedim. Sanirim onun o narin halleri ve geçmişte yaşadıkları beni ona daha fazla bağladı. Karen'de harika ve özgüveni yüksek bir karakterdi. Aral ile hemen yakınlasmamaşına çok sevindim. Ama bu Aral'ın