Kim bilir ömür dediğin belki uzun bir caddedir her gün elinden filesiyle geçen bir kadının
Kim bilir ömür dediğin belki bir urgandır
Bir adamın kendisini bir ağaç dalında astığı
Kim bilir ömür dediğin belki bir çocuktur
Okuldan yalnız dönen
Kim bilir ömür dediğin belki bir sigaradır
Sevişme molalarının rehavetiyle yakılan
Kim bilir ömür dediğin belki şaşkın bir adamın yoldan geçişidir
Şapkasıyla sağa sola günaydınlar diyen anlamsız gülümseyişler içinde
Kim bilir ömür dediğin belki bir çaresizliktir
Gece ve gündüze inanıp kendisini yitiren
Gözbebeklerimin buğusunda paramparça olmuş bakışlarımın