"Bir gün Nabokov sınıfı karanlığa gömmüştü. Işıkları teker teker yakarken şöyle diyordu: 'Bu Puşkin! Bu Gogol! Bu Çehov! '
Sonra odanın arka tarafına gidip panjurları açmış, güneş içeri dolmuştu :
'İşte bu da Tolstoy!'"
"kalbim bakır bir mangır gibi boynuma asılmış
ondan kurtulmak için sürgünlere gitmeye razıyım
nehir gemilerinde muçoluk etmeye ölmeye
seni terk etmeye razıyım parasız pulsuz çekip gitmeye
kur’andaki bütün belâlara tevrattaki bütün belâlara
ibranice öğrenmeye razıyım hapis yatmaya
kalbim yüzünden mademki ellerimi parçaladım
kalemimi kırdım hayatımı çignedim ağladım
mademki en büyük düşmanım kalbim benim kendimin
onu inkâr ediyorum kalbimi inkâr ediyorum
geceleri benim için dua etmelisiniz
üçüncü paralelde eski bir dünya gibi batacağım
malgaş halkı birkaç yüzyıl hikâyemi anlatacak"